|
DİNİ BİLGİLER
32 FARZ
İMANIN ŞARTLARI
1- Allah'ın varlığına ve birliğine inanmak.
2- Allah'ın meleklerine inanmak.
3- Allah'ın kitablarına inanmak.
4- Allah'ın peygamberlerine inanmak.
5- Ahiret gününe inanmak.
6- Kadere, hayır ve şerrin yaratıcısının Allah (Celle Celâlühû) olduğuna
inanmak.
İSLAMIN ŞARTLARI
1- Kelime-i şehadet getirmek.
2- Namaz kılmak.
3- Oruç tutmak.
4- Zekat vermek.
5- Haccetmek.
ABDESTİN FARZLARI
1- Yüzünü yıkamak.
2- Kollarını (dirsekleriyle beraber) yıkamak.
3- Başının dörtte birini meshetmek.
4- Ayaklarını (topuklarıyla beraber) yıkamak.
RESİMLERLE ABDESTİN ALINIŞI
GUSLÜN FARZLARI
1- Ağzına su vermek.
2- Burnuna su vermek.
3- Bütün bedenini yıkamak.
TEYEMMÜMÜN FARZLARI
1- Niyet.
2- İki darb ve mesih.
NAMAZIN FARZLARI
Dışında olanlar:
1- Hadesten taharet
2- Necasetten taharet
3- Setr-i avret
4- İstikbal-i Kıble
5- Vakit
6- Niyet
İçinde olanlar:
1- İftitah tekbiri
2- Kıyam
3- Kırâet
4- Rükû
5- Secde
6- Kaide-i ahire.
SABAH
NAMAZININ KILINIŞI:
4
rek'attir. 2 sünnet 2 farz
İki
rek'at sünnetinin kılınışı
1.
Rek'at
- Niyet
edilir.
- Tekbîr getirilir.
- Sübhâneke okunur.
- Eûzü Besmele çekilir.
- Fâtiha okunur.
- Zamm-ı sûre okunur.
- Rükü'a eğilinir.
- Secdeye gidilir.
İkinci rek'at için ayağa kalkılır.
2.
Rek'at
- Besmele
çekilir.
- Fâtiha okunur.
- Zamm-ı sûre okunur.
- Rükü'a eğilinir.
- Secdeye gidilir.
- Oturulur.
- Ettehıyyâtü okunur.
- Salli ve Bârik okunur.
- Rabbenâ âtina... duâsı okunur.
- Selâm verilir.
Böylece sünnet tamamlanmış olur. Ara vermeden başka bir şey
okunmadan, Allahümme entesselâmü...denildikten sonra hemen farz kılınmak
üzere ayağa kalkılır. Erkekler Kâmet getirdikten sonra farza niyet edilir.
İki
rek'at farzının kılınışı
1.
Rek'at
Kâmet
getirilir.
- Niyet edilir.
- Tekbir getirilir.
- Sübhâneke okunur.
- Eûzü Besmele çekilir.
- Fâtiha okunur.
- Zamm-ı sûre okunur.
- Rükü'a eğilinir.
- Secdeye gidilir.
İkinci rek'at için ayağa kalkılır.
2.
Rek'at
- Besmele
çekilir.
- Fâtiha okunur.
- Zamm-ı sûre okunur.
- Rükü'a eğilinir.
- Secdeye gidilir.
- Oturulur.
- Ettehıyyâtü okunur.
- Salli ve Bârik okunur.
- Rabbenâ âtina duâsı okunur.
- Selâm verilir.
Allahümme
entesselâmü... dedikten sonra, üç defa istigfâr söylenip, Âyet-el kürsî
okunup tesbih çekilir. Sonra duâ edilerek, namaz tamamlanır.
ÖĞLE
NAMAZININ KILINIŞI:
10
rek'attir. 4 ilk sünnet, 4 farz, 2 son sünnet
Dört
rek'at sünnetinin kılınışı
1. Rek'at
- Niyet
edilir.
- Tekbir getirilir.
- Sübhâneke okunur.
- Eûzü Besmele çekilir.
- Fâtiha okunur.
- Zamm-ı sûre okunur.
- Rükü’a eğilinir.
- Secdeye gidilir.
İkinci rek'at için ayağa kalkılır
2. Rek'at
- Besmele
çekilir.
- Fâtiha okunur.
- Zamm-ı sûre okunur.
- Rükü'a eğilinir.
- Secdeye gidilir.
- Oturulur (ilk oturuş).
- Ettehıyyâtü okunur.
Üçüncü rek'at için ayağa kalkılır.
3. Rek'at
- Besmele
çekilir.
- Fâtiha okunur.
- Zamm-ı sûre okunur.
- Rükü'a eğilinir.
- Secdeye gidilir.
Dördüncü rek'at için ayağa kalkılır.
4. Rek'at
-
Besmele çekilir.
- Fâtiha okunur.
- Zamm-ı sûre okunur.
- Rükü'a gidilir.
- Secde yapılır.
- Oturulur (son oturuş).
- Ettehıyyâtü okunur.
- Salli ve Bârik okunur.
- Rabbenâ âtina okunur.
- Selâm verilir.
Allahümme
entesselâmü... okunup, hemen farza kalkılır.
Dört
rek'at farzının kılınışı
1. Rek'at
- Kâmet
getirilir.
- Niyet edilir.
- Tekbir getirilir.
- Sübhâneke okunur.
- Eûzü Besmele çekilir.
- Fâtiha okunur.
- Zamm-ı sûre okunur.
- Rükü'a eğilinir.
- Secdeye gidilir.
İkinci rek'at için ayağa kalkılır.
2. Rek'at
- Besmele
çekilir.
- Fâtiha okunur.
- Zamm-ı sûre okunur.
- Rükü'a eğilinir.
- Secdeye gidilir.
- Oturulur (ilk oturuş).
- Ettehıyyâtü okunur.
Üçüncü rek'at için ayağa kalkılır.
3. Rek'at
- Besmele
çekilir.
- Fâtiha okunur.
- Rükü'a eğilinir.
- Secdeye gidilir.
Dördüncü rek'at için ayağa kalkılır.
4. Rek'at
- Besmele
çekilir.
- Fâtiha okunur.
- Rükü’a eğilinir.
- Secdeye gidilir.
- Oturulur (son oturuş).
- Ettehıyyâtü okunur.
- Salli ve Bârik okunur.
- Rabbenâ âtina duâsı okunur.
- Selâm verilir.
Allahümme
entesselâmü... denir. Sonra son sünnet için ayağa kalkılır.
İki
rek'at son sünnetin kılınışı
1. Rek'at
- Niyet
edilir.
- Tekbir getirilir.
- Sübhâneke okunur.
- Eûzü Besmele çekilir.
- Fâtiha okunur.
- Zamm-ı sûre okunur.
- Rükü'a eğilinir.
- Secdeye gidilir.
İkinci rek'at için ayağa kalkılır.
2. Rek'at
- Besmele
çekilir.
- Fâtiha okunur.
- Zamm-ı sûre okunur.
- Rükü'a eğilinir.
- Secdeye gidilir.
- Oturulur.
- Ettehıyyâtü okunur.
- Salli ve Bârik okunur.
- Rabbenâ âtina duâsı okunur.
- Selâm verilir.
Allahümme
entesselâmü... dedikten sonra, üç defa istigfâr söylenip, Ayet-el kürsî
okunup tesbih çekilir. Sonra duâ edilerek, namaz tamamlanır.
İKİNDİ
NAMAZININ KILINIŞI:
8
rek'attır. 4 sünnet, 4 farz
Dört
rek'at sünnetinin kılınışı
1. Rek'at
- Niyet
edilir.
- Tekbîr getirilir.
- Sübhâneke okunur.
- Eûzü Besmele çekilir.
- Fâtiha okunur.
- Zamm-ı sûre okunur.
- Rükü'a eğilinir.
- Secdeye gidilir.
İkinci rek'at için ayağa kalkılır.
2. Rek'at
- Besmele
çekilir.
- Fâtiha okunur.
- Zamm-ı sûre okunur.
- Rükü'a eğilinir.
- Secdeye gidilir.
- Oturulur (ilk oturuş).
- Ettehıyyâtü okunur.
- Salli ve Bârik okunur.
Üçüncü rek'at için ayağa kalkılır.
3. Rek'at
-
Sübhâneke okunur.
- Eûzü Besmele çekilir.
- Fâtiha okunur.
- Zamm-ı sûre okunur.
- Rükü'a eğilinir.
- Secdeye gidilir.
Dördüncü rek'at için ayağa kalkılır.
4. Rek'at
-
Besmele çekilir.
- Fâtiha okunur.
- Zamm-ı sûre okunur.
- Rükü'a eğilinir.
- Secdeye gidilir.
- Oturulur (son oturuş).
- Ettehıyyâtü okunur.
- Salli ve Bârik okunur.
- Rabbenâ âtina duâsı okunur.
- Selâm verilir.
Allahümme
entesselâmü... okunup, hemen farza kalkılır.
Dört
rek'at farzının kılınışı
1. Rek'at
- Kâmet
getirilir.
- Niyet edilir.
- Tekbîr getirilir.
- Sübhâneke okunur.
- Eûzü Besmele çekilir.
- Fâtiha okunur.
- Zamm-ı sûre okunur.
- Rükü'a eğilinir.
- Secdeye gidilir.
İkinci rek'at için ayağa kalkılır.
2. Rek'at
- Besmele
çekilir.
- Fâtiha okunur.
- Zamm-ı sûre okunur.
- Rükü’a eğilinir.
- Secdeye gidilir.
- Oturulur (ilk oturuş).
- Ettehıyyâtü okunur.
Üçüncü rek'at için ayağa kalkılır.
3. Rek'at
- Besmele
çekilir.
- Fâtiha okunur.
- Rükü’a eğilinir.
- Secde’ye gidilir.
Dördüncü rek'at için ayağa kalkılır.
4. Rek'at
- Besmele
çekilir.
- Fâtiha okunur.
- Rükü’a eğilinir.
- Secdeye gidilir.
- Oturulur (son oturuş).
- Ettehıyyâtü okunur.
- Salli ve Bârik okunur.
- Rabbenâ âtina duâsı okunur.
- Selâm verilir.
Allahümme entesselâmü... dedikten sonra, üç defa istigfâr
söylenip, Âyet-el kürsî okunup tesbih çekilir. Sonra duâ edilerek, namaz
tamamlanır.
AKŞAM
NAMAZININ KILINIŞI:
5
rek'attır. 3 farz, 2 sünnet
3 Rek'at
farzın kılınışı
1. Rek'at
- Kâmet
getirilir.
- Niyet edilir.
- Tekbir getirilir.
- Sübhâneke okunur.
- Eûzü Besmele çekilir.
- Fâtiha okunur.
- Zamm-ı sûre okunur.
- Rükü’a eğilinir.
- Secdeye gidilir.
İkinci rek'at için ayağa kalkılır.
2. Rek'at
- Besmele
çekilir.
- Fâtiha okunur.
- Zamm-ı sûre okunur.
- Rükü’a eğilinir.
- Secdeye gidilir.
- Oturulur (ilk oturuş).
- Ettehıyyâtü okunur.
Üçüncü rek'at için ayağa kalkılır.
3. Rek'at
- Besmele
çekilir.
- Fâtiha okunur.
- Rükü’a eğilinir.
- Secdeye gidilir.
- Oturulur (son oturuş).
- Ettehıyyâtü okunur.
- Salli ve Bârik okunur.
- Rabbenâ âtina duâsı okunur.
- Selâm verilir.
Allahümme entesselâmü... dedikten sonra, sünneti kılmak için hemen
ayağa kalkılır.
2 Rek'at
sünnetin kılınışı
1. Rek'at
- Niyet
edilir.
- Tekbir getirilir.
- Sübhâneke okunur.
- Eûzü Besmele çekilir.
- Fâtiha okunur.
- Zamm-ı sûre okunur.
- Rükü’a eğilinir.
- Secdeye gidilir.
İkinci rek'at için ayağa kalkılır.
2. Rek'at
- Besmele
çekilir.
- Fâtiha okunur.
- Zamm-ı sûre okunur.
- Rükü'a eğilinir.
- Secdeye gidilir.
- Oturulur.
- Ettehıyyâtü okunur.
- Salli ve Bârik okunur.
- Rabbenâ âtina duâsı okunur.
- Selâm verilir
Allahümme
entesselâmü... dedikten sonra, üç defa istigfâr söylenip, Âyet-el kürsî
okunup tesbih çekilir. Sonra duâ edilerek, namaz tamamlanır.
YATSI
NAMAZININ KILINIŞI:
13
rek'attır. 4 ilk sünnet, 4 farz, 2 son sünnet, 3 vitir
4 rek'at
ilk sünnetin kılınışı
1. Rek'at
- Niyet
edilir.
- Tekbir getirilir.
- Sübhâneke okunur.
- Eûzü Besmele çekilir.
- Fâtiha okunur.
- Zamm-ı sûre okunur.
- Rükü’a eğilinir.
- Secdeye gidilir.
İkinci rek'at için ayağa kalkılır.
2. Rek'at
- Besmele
çekilir.
- Fâtiha okunur.
- Zamm-ı sûre okunur.
- Rükü’a eğilinir.
- Secde’ye gidilir.
- Oturulur (ilk oturuş).
- Ettehıyyâtü okunur.
- Salli ve Bârik okunur.
Üçüncü rek'at için ayağa kalkılır.
3. Rek'at
-
Sübhâneke okunur.
- Eûzü Besmele çekilir.
- Fâtiha okunur.
- Zamm-ı sûre okunur.
- Rükü’a eğilinir.
- Secdeye gidilir.
Dördüncü rek'at için ayağa kalkılır.
4. Rek'at
-
Besmele çekilir.
- Fâtiha okunur.
- Zamm-ı sûre okunur.
- Rükü’a eğilinir.
- Secdeye gidilir.
- Oturulur(son oturuş).
- Ettehıyyâtü okunur.
- Salli ve Bârik okunur.
- Rabbenâ âtina duâsı okunur.
- Selâm verilir.
Allahümme
entesselâmü... okunup, hemen farza kalkılır.
Dört
rek'at farzının kılınışı
1. Rek'at
- Kâmet
getirilir.
- Niyet edilir.
- Tekbir getirilir.
- Sübhâneke okunur.
- Eûzü Besmele çekilir.
- Fâtiha okunur.
- Zamm-ı sûre okunur.
- Rükü'a eğilinir.
- Secdeye gidilir.
İkinci rek'at için ayağa kalkılır.
2. Rek'at
- Besmele
çekilir.
- Fâtiha okunur.
- Zamm-ı sûre okunur.
- Rükü'a eğilinir.
- Secdeye gidilir.
- Oturulur (ilk oturuş).
- Ettehıyyâtü okunur.
Üçüncü rek'at için ayağa kalkılır.
3. Rek'at
- Besmele
çekilir.
- Fâtiha okunur.
- Rükü'a eğilinir.
- Secdeye gidilir.
Dördüncü rek'at için ayağa kalkılır.
4. Rek'at
- Besmele
çekilir.
- Fâtiha okunur.
- Rükü’a eğilinir.
- Secdeye gidilir.
- Oturulur (son oturuş).
- Ettehıyyâtü okunur.
- Salli ve Bârik okunur.
- Rabbenâ âtina duâsı okunur.
- Selâm verilir.
Allahümme entesselâmü... denir. Sonra son sünnet için ayağa kalkılır.
İki
rek'at son sünnetin kılınışı
1. Rek'at
- Niyet
edilir.
- Tekbir getirilir.
- Sübhâneke okunur.
- Eûzü Besmele çekilir.
- Fâtiha okunur.
- Zamm-ı sûre okunur.
- Rükü'a eğilinir.
- Secdeye gidilir.
İkinci rek'at için ayağa kalkılır.
2. Rek'at
- Besmele
çekilir.
- Fâtiha okunur.
- Zamm-ı sûre okunur.
- Rükü'a eğilinir.
- Secdeye gidilir.
- Oturulur.
- Ettehıyyâtü okunur.
- Salli ve Bârik okunur.
- Rabbenâ âtina duâsı okunur.
- Selâm verilir.
Allahümme entesselâmü... dedikten sonra, Vitir namazı için ayağa kalkılır.
3 rek'at
vitir namazının kılınışı
1. Rek'at
- Niyet
edilir.
- Tekbir getirilir.
- Sübhâneke okunur.
- Eûzü Besmele çekilir.
- Fâtiha okunur.
- Zamm-ı sûre okunur.
- Rükü’a eğilinir.
- Secdeye gidilir.
İkinci rek'at için ayağa kalkılır.
2. Rek'at
- Besmele
çekilir.
- Fâtiha okunur.
- Zamm-ı sûre okunur.
- Rükü'a eğilinir.
- Secdeye gidilir.
- Oturulur (ilk oturuş)
- Ettehıyyâtü okunur.
Üçüncü rek'at için ayağa kalkılır.
3. Rek'at
- Besmele
çekilir.
- Fâtiha okunur.
- Zamm-ı sûre okunur.
- Tekbîr getirilir (başlangıç tekbîri gibi)
- Kunut duâları okunur.
- Rükü’a eğilinir.
- Secdeye gidilir.
- Oturulur (son oturuş).
- Ettehıyyâtü okunur.
- Salli ve Bârik okunur.
- Rabbenâ âtina duâsı okunur.
- Selâm verilir.
Allahümme
entesselâmü... dedikten sonra, üç defa istigfâr söylenip, Ayet-el kürsî
okunup tesbih çekilir. Sonra duâ edilerek, namaz tamamlanır.
CUMA
NAMAZININ KILINIŞI:
16
rek'attır. 4 rek'at ilk sünnet, 2 rek'at farz, 4 rek'at son sünnet, 4 rek'at
âhır zuhur, 2 rek'at vaktin sünneti
4 Rek'at
ilk sünnetin kılınışı
1. Rek'at
- Niyet
edilir
- Tekbîr getirilir
- Sübhâneke okunur
- Eûzü Besmele çekilir
- Fâtihâ okunur
- Zamm-ı sûre okunur
- Rükü’a eğilinir
- Secdeye gidilir
İkinci rek'ata kalkılır
2. Rek'at
- Besmele
çekilir
- Fatihâ okunur
- Zamm-ı sûre okunur
- Rükü’a eğilinir
- Secdeye gidilir
- Oturulur (ilk oturuş)
- Ettehıyyâtü okunur.
Üçüncü rek'at için ayağa kalkılır
3. Rek'at
- Besmele
çekilir
- Fâtihâ okunur
- Zamm-ı sûre okunur
- Rükü’a eğilinir
- Secdeye gidilir
Dördüncü rek'at için ayağa kalkılır
4. Rek'at
-
Besmele çekilir
- Fâtiha okunur
- Zamm-ı sûre okunur
- Rükü’a gidilir
- Secde yapılır
- Oturulur.(son oturuş)
- Ettehıyyâtü okunur
- Salli Bârik okunur.
- Rabbenâ âtina okunur
- Selâm verilir
Allahümme entesselâmı ... denip imamın farzı kıldırması beklenir.
Müezzin
iç ezan okur. Sonra imam hutbeye çıkar. Hutbeden inince müezzin kâmet
getirir. Cemaatle farz kılınır.
2 Rek'at
farzın kılınışı
1. Rek'at
- Tekbîr
getirir
- Sübhaneke okunur
- Ayakta birşey okumadan imam dinlenir, sonra imamla, rüku, secde yapılıp
ikinci rek'ate kalkılır.
2. Rek'at
İkinci
rek'atte de birşey okumadan imam dinlenir. sonra imamla beraber,rükü secde
yapılıp oturulur.
- Ettehıyyâtü okunur.
- Salli bârik okunur.
- Rabbenâ âtinâ ... duâsı okunur.
- İmamla beraber selâm verilir.
Dört rek'at son sünnet kılmak üzere ayağa kalkılır.
4. rek'at
son sünnetin kılınışı
1. Rek'at
- Niyet
edilir.
- Sübhaneke okunur
- Fâtiha okunur
- Zamm-ı sûre okunur
- Rükü’a eğilinir
- Secdeye gidilir
İkinci rek'at için ayağa kalkılır
2. Rek'at
- Besmele
çekilir
- Fâtihâ okunur
- Zamm-ı sûre okunur
- Rükü’a eğilinir
- Secdeye gidilir
- Oturulur (ilk oturuş)
- Ettehiyyâtü okunur
Üçüncü rek'at için ayağa kalkılır
3. Rek'at
- Besmele
çekilir
- Fâtiha okunur
- Zamm-ı sûre okunur
- Rükü’a eğilinir
- Secdeye gidilir
Dördüncü rek'at için ayağa kalkılır
4. Rek'at
- Besmele
çekilir
- Fâtihâ okunur
- Zamm-ı sûre okunur
- Rüku'ye eğilinir
- Secdeye gidilir
- Oturulur
- Ettehıyyâtü okunur
- Salli barik okunur
- Rabbenâ âtina duâsı okunur
- Selâm verilir
Allahümme entesselâmü... dedikten sonra, âhir zuhur namazını
kılmak için kalkılır..
4 rek'at
âhır zuhurun kılınışı
1. Rek'at
- Ahir
zuhur namazını kılmaya niyet edilir.
- Sübhaneke okunur
- Fâtiha okunur
- Zamm-ı sûre okunur
- Rükü’a eğilinir
- Secdeye gidilir
İkinci rek'at için ayağa kalkılır
2. Rek'at
- Besmele
çekilir
- Fâtiha okunur
- Zamm-ı sûre okunur
- Rükü’a eğilinir
- Secdeye gidilir
- Oturulur (ilk oturuş)
- Ettehiyyâtü okunur
Üçüncü rek'at için ayağa kalkılır
3. Rek'at
- Besmele çekilir
- Fâtiha okunur
- Rükü’a eğilinir
- Secdeye gidilir
Dördüncü rek'at için ayağa kalkılır.
4. Rek'at
- Besmele
çekilir
- Fâtihâ okunur
- Rüku yapılır
- Secde yapılır
- Oturulur (Son oturuş)
- Ettehıyyâtü okunur
- Salli bârik okunur
- Rabbenâ âtina duâsı okunur
- Selâm verilir
Allahümme
Entesselamü... denir. Sonra vaktin sünneti için ayağa kalkılır.
2 rek'at
vaktin sünneti namazının kılınışı
1. Rek'at
- Niyet
edilir
- Tekbîr getirilir
- Sübhâneke okunur
- Eûzü Besmele çekilir
- Fâtihâ okunur
- Zamm-ı sûre okunur
- Rükü’a eğilinir
- Secdeye gidilir
İkinci rek'at için ayağa kalkılır
2. Rek'at
- Besmele
çekilir
- Fâtihâ okunur
- Zamm-ı sûre okunur
- Rüku'ye eğilinir
- Secdeye gidilir
- Oturulur
- Ettehıyyâtü okunur
- Salli barik okunur
- Rabbenâ âtina duâsı okunur
- Selâm verilir
Allahümme entesselâmü... dedikten sonra, üç defa istigfâr
söylenip, Ayet-el Kürsi okunup, tesbih çekilir ve duâ edilerek cuma namazı
tamamlanmış olur.
BAYRAM NAMAZI
1-
Önce “Niyet ettim vâcib olan bayram namazını kılmağa, uydum hazır olan
imâma” diye niyet ederek, namaza durulur. Sonra “Sübhâneke” okunur.
2-
Sübhânekeden sonra eller üç defa tekbîr getirerek kulaklara kaldırılıp,
birinci ve ikincisinde iki yana bırakılır. Üçüncüsünde, göbek altına
bağlanır. İmâm önce Fâtiha, sonra bir sûre okur ve beraberce rükû’a eğilinir.
3-
İkinci rek’atta, önce Fâtiha ve bir sûre okunur. Sonra iki el üç defa tekbîr
getirerek kaldırılır. Üçüncüde de yanlara bırakılır. Dördüncü tekbîrde
elleri kulaklara kaldırmayıp, rükû’a eğilinir. Kısaca: iki salla, bir bağla,
üç salla, bir eğil! diye ezberlenir.
Teşrik
Tekbîrleri
Kurban
Bayramının arefesi günü, sabah namazından, dördüncü günü ikindi namazına
kadar, hacıların ve hacca gitmeyenlerin, erkek, kadın herkesin, cemâat ile
kılsın, yalnız kılsın, farz namazından sonra selâm verir vermez, bir kere
“Teşrîk tekbîr”ini okuması vâcibdir.
Cenaze namazından sonra okunmaz. Camiden çıktıktan sonra veya konuştuktan
sonra, okumak lâzım değildir.
İmâm tekbîri unutursa, cemâat terk etmez. Erkekler, yüksek sesle okuyabilir.
Kadınlar yavaş söyler.
Teşrik
Tekbîri:
“ALLAHÜ
EKBER, ALLAHÜ EKBER. LÂ İLÂHE İLLALLAHÜ VALLAHÜ EKBER. ALLAHÜ EKBER VE
LİLLÂHİLHAMD”.
CENAZE NAMAZI
Bir
mü’minin vefât ettiğini, haber alan erkeklere, erkek yoksa, kadınlara cenâze
namazı farz-ı kifâyedir.
Allah için namaz ve ölen kimse için duâdır. Ehemiyyet vermeyenin îmânı
gider.
Cenâze namazının şartları
1-
Meyyit yani ölü müslüman olmalıdır.
2-
Yıkanmış olmalıdır. Yıkanmadan gömülen, üzerine toprak atılmamış ise,
çıkarılıp yıkanır, sonra namazı kılınır. Cenâzenin ve imâmın bulunduğu yerin
temiz olması lâzımdır.
3-
Cenâzenin veya bedenin yarısı ile, başının veya başsız yarıdan fazla
bedenin, imâmın önünde bulunması lâzımdır.
4-
Cenâze, yerde veya yere yakın, ellerle tutulmuş veya taşa konmuş olmalıdır.
Cenâzenin başı, imâmın sağına, ayağı soluna gelecektir. Tersine koymak
günahtır.
5-
Cenâze imâmın önünde hazır olmalıdır.
Cenâze
Namazının Farzları
1-
Dört kere tekbîr getirmektir.
2-
Ayakta kılmaktır.
Cenâze
Namazının Sünnetleri
1-
Sübhâneke okumak,
2-
Salevât yani Allahümme Salli ve Bârik okumak,
3-
Kendine ve meyyite ve bütün müslümanlara af ve mağfiret için bildirilmiş
olan duâlardan bildiğini okumak.
Cenâze
namazı, câmi içerisinde kılınmaz.
Canlı olarak
doğduktan sonra ölen çocuğun ismi konur, yıkanır, kefenlenir, namazı
kılınır.
Cenâze
taşınacağı zaman, tabutun dört kolundan tutulur. Önce cenâzenin baş tarafı
sağ omuza, sonra ayak tarafı sağ omuza, sonra baştarafı sol omuza, sonra
ayak tarafı sol omuza konmak suretiyle her birinde onar adım taşınır. Kabire
varıldığı zaman cenâze omuzlardan yere indirilmedikçe oturulmaz.
Defnedilirken işi olmıyanlar otururlar.
Cenâze namazı
nasıl kılınır
Cenâze
namazının dört tekbîrinden her biri, bir rek’at gibidir. Dört tekbîrin
yalnız birincisinde eller kulaklara kaldırılır. Sonraki üç tekbîrde eller
kaldırılmaz.
1-
Önce niyet edilip ilk tekbîr alınıp, iki el bağlanınca “Sübhâneke”
okunur ve okunurken “vecelle senâüke” de denir. Fâtiha okunmaz.
2-
İkinci tekbîrden sonra, teşehhüdde otururken okunan (salevât)lar,
ya’nî (Allahümme salli) ve (Bârik) duâları okunur.
3-
Üçüncü tekbîrden sonra, cenâze duâsı okunur. Cenâze duâsı yerine “Rabbenâ
âtinâ...” veya yalnız “Allahümmağfir leh” demek veya duâ
niyetiyle “Fâtiha-i şerîfeyi” okumak da olur.
4-
Dördüncü tekbîrden sonra, hemen sağa ve sonra sola selâm verilir. Selâm
verirken, cenâzeye ve cemâate niyet edilir.
İmâm yalnız
dört tekbîri ve iki omuza selâmı, yüksek sesle söyler, diğerlerini içinden
okur.
Cenaze
namazı, kılındıktan sonra, tabutun yanında duâ etmek câiz değildir. Mekrûh
olur.
TERAVİH
NAMAZI
Ramazan ayında yatsı
namazından sonra kılınan namaz. "Teravih" kelimesi Arapça, "Terviha"nın
çoğuludur ve "oturmak, istirahat etmek'" anlamına gelmektedir. Teravih
namazı her dört rekatın sonunda oturulup biraz dinlenildiği için, bu adı
almıştır (el-Meydanı, el-Lubab, İstanbul, (t.y) I, 123).
Teravih namazı, kadın erkek her müslüman için sünnet-i müekkededir. Teravih,
orucun sünneti değil, vaktin sünnetidir. Bir mazereti dolayısıyla oruç
tutamayanlar da teravih namazı kılarlar.
Ramazan gecelerini ihya etmek için kılınan Teravih namazı, Kur'an'da
zikredilmemektedir. Fakat hakkında çok sayıda hadis rivâyet edilmiştir (Şevkânî,
Neylü'l-Evtâr, Mısır, (t.y) III, 53). Ebû Hureyre'nin naklettiği bir hadise
göre Resulullah (s.a.s), Ramazan gecelerini ihya etmeyi teşvik etmiş, fakat
bunu kesin olarak emretmemiştir. Bu konuda; "Her kim inanarak ve karşılığını
Allah'tan bekleyerek Ramazan'ı ihya ederse, geçmiş günahları bağışlanır" (Buharî,
İman, 25, 27; Müslim, Musafi'in, 173, 176; İbn Mace, İkametu's-Salâ, 173;
Tirmizî, Savm, 83) diye buyurmuştur. Hadis alimlerinden en-Nevevî, Hz.
Muhammed (s.a.s)'in ashabına Ramazanı ihya etmeyi vacip kılmadığını, fakat
mendup olarak emredip teşvik ettiğini, İslâm alimlerinin de bunun mendup
olduğunda ittifak ettiklerini kaydetmektedir. En-Nevevî, "Ramazanı ihya
etmenin, teravih namazını kılmakla hasıl olduğunu" da zikretmektedir. Bu
açıdan Hz. Muhammed (s.a.s)'in, "her kim Ramazan'ı ihva ederse" sözü, "her
kim geceleri namaz kılarak Ramazan'ı ihya ederse" şeklinde anlaşılmalıdır
(en-Nevevî, el-Minhâc, 1924, VI, 39, vd.) Nitekim Abdurrahman b. Avf'ın
naklettiği bir hadiste Hz. Muhammed (s.a.s): Şüphesiz Allah Ramazan orucunu
farz kıldı. Ben de Ramazan gecelerini ihya etmeyi sünnet kıldım. Her kim
inanarak ve sevabını Allah'tan bekleyerek Ramazan'ı oruçla, gecelerini
namazla ihya ederse, anasından doğduğu gün gibi günahlarından temizlenmiş
olur" buyurmaktadır. (İbn Mâce, İkametu's-Salâ, 173; İbn Hanbel, I, 191,
195).
"Resulullah (s.a.s) Ramazanda mescitte gece bir namaz kıldı. Sahabenin çoğu
da onunla birlikte o namazı kıldı. İkinci gece yine aynı namazı kıldı. Bu
kez O'na tabi olarak aynı namazı kılan cemaat daha fazla oldu. Üçüncü gece
Hz. Muhammed (s.a.s) mescit'e gitmedi. Orayı dolduran cemaat onu bekledi.
Resulullah (s.a.s) ancak sabah olunca mescide çıktı ve cemaata şöyle
buyurdu:
"Sizin cemaatla teravih namazını kılmaya ne kadar arzulu olduğunuzu
görüyorum. Benim çıkıp, size namazı kıldırmama engel olan bir husus da
yoktu. Ancak ben size, teravih namazının farz olmasından korktuğum için
çıkmadım" (Buharî, Teheccud, 57).
Ebû Zer (r.a)'dan nakledildiğine göre, Resulullah (s.a.s) Ramazan ayının
sonuna doğru bazı gecelerde ahsabına, gecenin üçte birini geçinceye kadar
teravih namazını kıldırmıştır (İbn Mâce, İkametu's-Salâ, 173).
Ebû Hureyre (r.a)'nın naklettiği bir başka hadiste de Rasûlüllah (s.a.s)'in
Ramazan ayında, ashabtan bir grubu, Ubey b. Kab (r.a)'ın arkasında cemaatle
namaz kılarken gördü ve "Doğru yapıyorlar, yaptıkları şey ne güzeldir"
diyerek tasvip ettikleri haber verilmiştir (Ebû Dâvud, İkâmetu's-Salâ, 190).
Yine Hz. Âişe validemiz (r.a) Hz. Peygamber (s.a.s)'in kıldığı teravih
namazı hakkında şu bilgileri vermiştir:
"Allah'ın elçisi ne Ramazanda, ne de diğer zamanlarda on bir rekattan
fazla namaz kılmazdı. Dört rekat namaz kılardı ki, güzelliği ve uzunluğunu
anlatamam! Nihayet üç rekat daha kılardı. Bir defasında, Ey Allah'ın Resulu!
Vitir namazını kılmadan uyuyor musun? diye sorduğumda "Ey Âişe! Benim
gözlerim uyur, fakat kalbim uyumaz" buyurdu" (Buharî, Teheccüd, 1 25).
Hanefilere göre, teravih namazının rekât sayısı Hz. Ömer (r.a)'ın
uygulamasına dayanır. Hz. Ömer Mescid-i Nebevî'de halifeliğinin son
zamanlarında teravih namazını yirmi rekât olarak kıldırdı. Dört halife
devrinden sonra da kimse teravihin yirmi rekat olarak cemaatla kılınmasına
karşı çıkmadı. Alimler bu hususta Hz. Muhammed (s.a.v)'in şu hadisine göre
hareket etmişlerdir: "Benden sonra benim sünnetimden ve raşit halifelerin
sünnetinden ayrılmayın" (Tirmizî, İlim, 16; İbn Hanbel, IV, 126). Diğer
yandan Abdullah b. Abbas (r.a)'ın Ramazan ayında teravih namazını yirmi
rekat olarak kıldığı ve arkasından da üç rekat vitir namazını kıldığı
rivâyet edilmiştir. İmam Ebû Hanife'ye Hz. Ömer (r.a)'ın bu hususta yaptığı
uygulama sorulunca, şöyle demiştir: Teravih namazı hiç şüphesiz müekked bir
sünnettir. Hz. Ömer, bu namazın cemaatle ve yirmi rekat kılınmasını şahsi
bir ictihadı ile yapmadığı gibi, bir bid'at olarak da emretmemiştir. O,
kendisinin bildiği şer'î bir esasa ve Hz. Muhammed (s.a.v)'in bir vasiyetine
dayanarak böyle yapmıştır (et-Tahtavî, Haşiye, 334).
Yukarıda işaret edildiği gibi, teravih namazı erkek ve kadınlar için
sünnet-i müekkede olarak kabul edilmektedir. Hz. Peygamber (s.a.s) bir
hadiste: "Allah size Ramazan orucunu farz kılmıştır, ben de size gece
namazını (teravihi) sünnet kıldım" (İbn Mâce, İkametü's, Salâ, 173; İbn
Hanbel, I,191 vd.) diyerek buna işaret buyurmuştur .
Nakledilen bütün bu rivâyetlere göre teravih namazının sekiz rekatının
müekked sünnet olduğunda şüphe yoktur. İbnu'l-Humam gibi bazı alimler, sekiz
rekattan fazlasının müstahap olduğunu söylemişlerdir. Bu durum, yatsı
namazından sonra dört rekat nafile namaz kılmanın müstahap oluşuna benzer
ki, bunun ilk iki rekatı müekked sünnet olur (İbnu'l-Humâm, Fethü'l-Kadîr,
Mısır, 1315, I, 333 vd.).
Teravih namazı, Ramazan ayına mahsustur; vakti, tercih edilen görüşe göre,
yatsı namazından sonradır, sabah namazının vaktine kadar devam eder. Vitir
namazı teravih namazından sonra kılınır. Ancak teravih namazından önce
kılınmasında da herhangi bir sakınca yoktur. Ancak teravih namazı yatsı
namazından önce kılınmaz. Kılındığı takdirde, iâdesi gerekir. Bu namazın
gece yarısından veya gecenin üçte birinden sonraya tehir edilmesi
müstehaptır. En sağlam görüşe göre, teravihte cemaat olmak sünnet-i
kifâyedir. Yani bir mescitte hiç kimse teravihi cemaatle kılmazsa, hepsi
günahkâr olur. Teravih namazı tek başına kılınabilir. Fakat cemaatle
kılınması daha faziletlidir. Teravih namazına, yarısında yetişen kimse, önce
yatsı namazının farzını kılar ve daha sonra teravih namazını kılmak için
imama uyar. Eksik kalan teravih rekatlarını, daha sonra kendisi tamamlar.
Hatim ile teravih namazını kılmak sünnettir.
Teravih namazının kazası yoktur. Bilindiği gibi farz ve vacip namazlar kaza
edilirler.
Teravih namazını, her iki rekatta bir selâm vererek on selâm ile bitirmek
daha faziletlidir. Dört rekatta bir selam vermek de caizdir. Fakat bu
şekilde kılmak mekruhtur.
Teravih namazını kılarken, iki rekatta bir selâm verilse, normal olarak
akşam namazının iki rekat sünneti gibi ve dört rekatta bir selâm verilse,
yatsı namazının dört rekat sünneti gibi kılınır. Başlarken ve her iki
rekatın başında "Sübhâneke", "Ezûzübesmele" ve her oturuşta "et-Tahiyyat"
ile "Salli-barik" duaları okunur. Cemaatle kılınınca, cemaat hem
teravihe, hem de imama uymaya niyet eder. İmam teravih namazını sesli olarak
kıldırır (el-Kasânî, Bedai'us-Sanâyi', Beyrut, 1974, I, 288; Tahtavî,
Haşiye, 335 vd).
Teravih namazı, diğer namazlara nispetle biraz seri kılınır. Ama bu,
harflerin mahreci anlaşılmayacak şekilde bozuk bir telaffuzla kılınabilir
anlamına gelmez. Bu bakımdan teravih namazının normalin dışındaki bir
şekilde acele kılınması mekruhtur. Namazın rükünlerini yerine getirirken de
acele edilmez. Kelimeleri tane tane okumak, mahreçlere dikkat etmek ve
rükünleri gerektiği gibi yerine getirmek gerekir.
Teravih namazı hatimle kılınmayan camilerde, herhangi bir yanlışlığa meydan
vermemek ve cemaatın da kısa sureleri iyice ezberlemelerini sağlamak için,
"Fil sûresi"nden sonraki sureleri okumakta yarar vardır. Bu durumda imam,
rekat sayılarında da tereddüde düşmekten korunmuş olur. (İbn Abidîn, Reddu'l-Muhtar,
II, 44; vd., Vekbe ez-Zuhaylî, el-Fıkhu'l-İslâmî, Dimaşk, 1989, II, 72).
TESBİH
NAMAZI
Tesbih
edilerek kılınan nafile namazlardan biri. Tesbih namazı, mendup (sevabı çok)
olan namazlardan biridir. Arapça bir kelime olan tesbih, Allah'ı noksan
sıfatlardan tenzih etme ve ululama manasına gelir. Dört rekat olan bu
namazda üçyüz defa "Suhhânallahi velhamdü lillâhi ve la ilâhe illallahu
vellalâhu ekber" dendiği için bu adı almıştır.
Tesbih namazının belli bir vakti yoktur. Kerahet vakitlerinin dışında her
zaman kılınabilir. Bu namazı dört rekat olarak kılmak mümkün olduğu gibi,
iki rekatın sonunda selam vermek suretiyle, ayrı ayrı ikişer rekat halinde
kılmak da mümkündür (Vehbe ez-Zuhavlî, el-Fıkhu'l-İslâmî ve Edilletühü,
Dımaşk, 1984, II, 49).
Tesbih namazı hakkında Kur'an'da geçen herhangi bir ayet yoktur. Ancak bu
namaz hakkında hadis rivâyet edilmiştir. Resulullah (s.a.s) amcası Hz.
Abbas'a tesbih namazı hakkında bu tavsiyede bulunmuştur:
Ey Abbas! Amcacığım! Sana bir şey vereyim mi, sana bir bağışta bulunayım mı?
Sana bir özellik tanıyayım mı? Sana on haslet ölçüsü vereyim mi? Sen bu on
hasleti yerine getirdiğin zaman, Allah senin geçmiş ve gelecek, eski ve
yeni, bilerek veya bilmeyerek yaptığın, gizli veya aşikâr yapılan, küçük
büyük bütün günahlarını affeder, bağışlar. Bu on haslet şunlardır:
Dört rekat namaz kılarsın, her rekatında Fatiha suresini ve başka bir sure
okursun. Birinci rekatta kıraatı bitirdikten sonra, ayakta iken on beş defa:
"Sübhanellâhi velhamdu lillâhi ve lâ ilahe illallahu vellâhu ekber"
dedikten sonra rükua varırsın ve aynı tesbihi on defa rükûda söylersin.
Sonra başını kaldırıp, ayakta on defa söylersin. Sonra secdeye gider on defa
orada söylersin. Birinci secdeden sonra iki secde arasındaki oturuşta on
defa söylersin. İkinci secdeye vardığında yine on defa ve basını secdeden
kaldırınca da on defa söylersin. Böylece bir rekatta yetmiş bey defayı
tamamlamış olursun.
Ey amcacığım! Eğer güç getirebilirsen, her gün bu namazı bir defa kılarsın.
Buna güç getiremediğin takdirde, her cuma bir defa kılmaya çalışırsın. Bunu
da yapamazsan, her sene bir defa kılmaya çalış. Bunu da yapamazsan hiç
olmazsa ömründe bir defa olsun kıl” (Tirmizî, Vitir, 19; İbn Mace, ikâme,
190; Ebû Dâvud, Tatavvu, 14; et-Tergib ve't-Terhib, I, 467, 469).
Tesbih namazında okunan tesbihlerin, namaz içindeki yeri hususunda iki görüş
vardır. Hanefî mezhebine göre tesbih namazını kılarken, Allah rızası için
tesbih namazına veya nafile namaza niyet edilir ve "Allahu Ekber"
diye namaza başlanır. Sübhanekeden sonra onbeş kere "Sübhanellahi
velhamdu lillahi..." okunur. Sonra Eûzü Besmele, Fatiha ve bir sure
okunup tekrar on kere "Sübhânallah.. " okunur. Ondan sonra rükua
varılır. Üç kere, "Subhâne rabbiye'lazim" dendikten sonra, on defa
Subhânellah..." okunur. Rükûdan, "Semiallahu limen hamideh, Rabbena
leke'l-hamd" denilerek kalkılır. Doğrulduktan sonra yine on defa,
Suhhânellah...” okunur. Bundan sonra secdeye varır. Secdede üç defa "Suhhane
rabbiye'l-a'lâ" dan sonra on kere "Subhânellah..." okunur.
Secdeden tekbir ile kalkılır. iki secde arasındaki oturuşta yine on defa, "Subhânellah..."
okunur. ikinci secdeye tekbir ile varılıp üç defa, "Sübhane rabbiye'l-a'lâ"
dan sonra, tekrar on defa, "Subhânellah..." okunur ki, bu fazla
tesbihlerin toplamı yetmişbeşe ulaşmış olur.
Peşinden ikinci rekata kalkılır. Yine önce onbeş kere Subhânellah..."
okunur. Sonra aynen birinci rekattaki şekliyle hareket edilerek kılınır ve
ikinci rekatın sonunda oturulur. Tahiyyat ve salli-barik duaları okunur.
İlave tesbihlerin toplamı böylece 150 olmuş olur. Bundan sonra selam
vermeden veya selamdan sonra ayağa kalkılır. Üçüncü ve dördüncü rekatlar,
aynen birinci ve ikinci rekatlar gibi kılınır. Böylece dört rekatte üçyüz
defa tesbih duası okunmuş olur.
Tesbih namazının bu kılınma şekli, Tirmizî'nin el-Câmi'inde, Ebu Hanife'nin
talebelerinden Abdullah b. Mübarek'ten rivâyet ettiği şekle göredir. İkinci
görüşe göre ise, yukarıdaki hadiste tarif edildiği gibi kılınır.
Diğer bir rivâyete göre de, tesbih namazında okunan tesbih duası; "Subhanellâhi
ve'l hamdu lillâhi ve lâ ilahe illallahu va'llâhu ekber ve lâ havle ve lâ
kuvvete illa billahil aliyyi'l azim” şeklinde uzatılır.
Tesbih namazında yanılma olursa, sehiv secdelerinde bu ilâve tesbihlerin
okunması gerekmez. Namazı kılan kişi bu tesbihleri aklında tutabiliyorsa,
parmaklarıyla saymaz. Tesbih namazı cemaat halinde kılındığı zaman imâm,
açıktan okur ve tesbihleri de açıktan tekrar eder (İbn Abidîn, Reddu'l-Muhtar,
Mısır 1966,II, 27).
Bütün namazlarda olduğu gibi, tesbih namazında da, Kur'an'dan bir şey
okunacağı zaman, Kur'an'ın herhangi bir yerinden okumak mümkündür. "Şu
sure okunmaz veya mutlaka şu sureyi okumak gerekir" diye bir şey yoktur.
Ancak İbn Abbas'a: "Bu namaz için belirlenmiş bir sure biliyor musun?"
diye sorulunca: "Evet, et-Tekâsur, el-Asr, el-Kâfirûn, ve el-İhlâs"
diye cevap vermiştir (Fetavayi Hindiyye, Mısır 1323, I, 119)
EVVABİN NAMAZI
Akşam
namazının sünnetinden sonra kılınan altı rekâtlık gayr-i müekked namaz.
Evvâb, faal vezninde ism-i fâildir, günâhları terk ve hayırlı işler yapmak
sûretiyle Allah'a dönen demektir. Çoğulu Evvâbin'dir. Evvâbin namazı,
Allah'a çok itaat edenlerin namazı demektir. Ashab-ı kirâmdan Zeyd b. Erkâm,
kuşluk vakti birtakım insanların namaz kıldıklarını görmüş de; "Bu
adamlar pek âlâ bilir ki, bu saatten başka zamanda namaz kılmak, daha
faziletlidir. Çünkü Resulullah (s.a.s.), "Evvâbin namazı, sıcaktan
deve yavrularının ayakları yandığı zaman kılınır" buyurmuştur" (Müslim,
Salât, 19).
Zeyd b. Erkâm, başka bir rivâyetinde şöyle demiştir: "Resulullah (s.a.s.)
Kûba'lıların yanına gitti. Vardığında, onlar namaz kılıyordu. Allah elçisi,
onlara, 'Evvâbin namazı, sıcaktan deve yavrularının ayakları yandığı
zamandır' buyurdu" (A. Davudoğlu, Sahih-i Müslim Tercümesi ve Şerhi IV,
2132).
Bu hadislerde, namazın kaç rekât kılınacağı belirtilmemiştir. İslâm
âlimleri, sıcağın yükseldiği bu vaktin, kuşluk namazı için en elverişli ve
faziletli olduğunu söylemişlerdir. Çünkü kuşluk namazının vakti, günün
evveli olup, daha erken saatlerde de kılınabilmektedir.
Hz. Sevbân'dan nakledilen şu hadis de, evvâbin namazının önemini belirtir: "Allah
Rasûlü, günün yarısından sonra namaz kılmayı severdi. Hz. Âişe, Ya
Resulullah, sen bu saatte de mi namaz kılmayı seviyorsun? dedi.
Resulullah (s.a.s.): "Bu saatte gök kapıları açılır ve Hak Teâla
hazretleri, bu saatte kullarına rahmetle bakar. Bu namaz Âdem, Nuh, İbrahim
ve İsâ'nın devam ettikleri bir namazdır" buyurdular (el-Askalânî,
Bulûgu'l Merâm, Terc. A. Davudoğlu, II, 48). Evvâbin namazının dört rekât
olduğuna dâir çeşitli hadisler nakledilmiştir. Akşam namazından sonra ve
altı rekât kılındığına dâir hadisler de nakledilir ve bunların uygulamada
daha yaygın olduğu bilinmektedir (Tirmizî, Salat, 32 1) .
Akşam namazının sünnetinden sonra iki ilâ altı rekat arasında kılınan nafile
namaza da "evvâbin" denilmiştir. Hz. Peygamber, akşam namazından
sonra altı rekat nâfile namaz kılanın evvâbinden (günah işleyip, arkasından
hemen tövbe eden kimselerden) sayılacağını bildirmiş ve arkasından da şu
ayeti okumuştur: "Rabbiniz, içinizden geçenleri çok iyi bilir. Eğer salih
kimseler olursanız, şüphesiz Allah tövbe edenleri affedicidir" (el-İsrâ,
17/25; bk. İbn Kesir, Tefsir, İstanbul 1985, V, 64, 65; Şürünbülâli, Şerhu
Nüri'l-İzah, İstanbul 1984. s.74)
İSTİHARE NAMAZI
Hayır
dileme, yapmak istediği bir şeyin kendisi hakkında hayırlı olup olmadığını
anlamak için iki rekât namaz kılıp dua ederek rüyasında manevî bir işaret
almak amacıyla uykuya yatma.
Bir iş yapılmak istenildiğinde istihâre yapmak menduptur. Hz. Peygamber,
Ashab-ı kirama önemli işlerinde istihâreye başvurmalarını telkin buyurdu.
Câbir (r.a)'den şöyle dediği nakledilmiştir: "Resulullah (s.a.s) bütün
işlerinde, Kur'an'dan sure öğretir gibi istihâreyi de öğreterek şöyle derdi:
"Sizden biriniz bir ise niyetlendiği zaman farzın dışında iki rekât namaz
kılsın ve şöyle desin: "Allâhümme estehiruke bi ilmike ve estakdiruke bi
kudretike ve es'elüke min fadlike'l-azim. Fe inneke takdiru ve lâ akdiru ve
ta'lemu ve lâ a'lemu ve ente allâmu'l guyûb. Allâhümme inkünte ta'lemu enne
hâza'l-emre hayrun li fi dini ve meâşi ve âkıbeti emri tev âcili emri ve
âcilihi. Fekdurhu li ve yessirhu li summe bârik li fihi. Ve in künte ta'lemu
enne hâza'l-emre şerrun li fi dini ve maâşi ve âkıbeti emri ev âcili emri ve
âcilihi f'asrifhu anni va'srifni anhu ve'kdur li el-Hayra haysü kâne. Sümme
ardihi bihi" (Buharî, Teheccüt, 25, Deavât, 49, Tevhid, 10; Tirmizi,
Vitr, 18; İbn Mace, Akâme, 188; Ahmet b. Hanbel, III, 344).
İstihare duasının anlamı: "Allah'ım yapmayı düşündüğüm su işin
işlenmesinden yahut terkinden hangisinin hayırlı olduğunu bana ilminle
kolaylaştır. Kudretinle senden güç istiyorum. &nin büyük fazlından ihsan
buyurmanı dilerim. Şüphesiz senin her şeye gücün yeter; benim gücüm yetmez.
Sen bilirsin, ben bilemem. Sen şeyi çok iyi bilensin, Allah'ım. Eğer bu işi
dinim, yaşayışım ve işimin sonucu veya dünya veya ahiretimin sonucu
bakımından benim için hayırlı olduğunu bilirsen o işi bana takdir et,
kolaylaştır ve onu bana mübarek kıl. Eğer bu işi; dinim, yaşayışım ve işimin
sonucu veya dünya veya ahiretimin sonucu bakımından benim için şer olarak
bilirsen, onu benden, beni de ondan uzak eyle. Nerede olursa olsun benim
için hayır olanı takdir et. Sonra da beni bu hayırla hoşnut buyur"
Sa'd b. Ebi Vakkas'tan, Resulullah (a.s)'in şöyle buyurduğu rivayet edilir:
"Âdem oğlunun Allah'tan hayır dilemesi (istihâresi) saâdetindendir.
Allah'ın hükmüne razı olması da saâdetindendir. Allah'tan hayır istemeyi
terketmesi ise onun bedbaht olmasındandır. Allah'ın hükmüne razı olmaması
da, Âdemoğlunun bedbahtlığındandır" (Ahmed b. Hanbel, I, 167; Tirmizi,
Kader, 15).
İstihâreden önce veya sonra, gerekli istişareler yapılır ve o iş hakkında
karar verilir Kur'ân-ı Kerîm'de şöyle buyurulur: "İş konusunda onlarla
istişare yap. İstişareden sonra o isi yapmaya tam olarak karar verince,
artık Allah'a dayan ve güven" (Ali İmrân, 3/159). İstihare hadisi İbn Mes'ud,
Ebû Eyyûb el-Ensârî, Ebû Bekir, Ebû Saîd, el-Hudrî, Sa'd b. Ebi Vakkas,
Abdullah b. Abbas, Abdullah b. Ömer, Ebû Hureyre ve Enes b. Mâlik gibi büyük
sahabilerden nakledilmiş, bu rivayetleri senetleriyle birlikte, Buhârî,
şârihi Aynî, "Umdetu'l-Kâri" adlı şerhinde tek tek zikredilmiştir.
Rivayetler arasında bazı metin farklılıkları vardır.
Enes b. Mâlik'ten gelen rivayet istihâreyi teşvik eder. Bu hadîs şöyledir: "İstihare
yapan kimse hüsrâna uğramaz, istihare eden pişman olmaz, iktisatlı davranan
kimse de muhtaç duruma düşmez" (Tecrid-i Sarih Tercümesi, Ankara 1985,
IV, 135).
İstihâre namazında nelerin okunacağı hadisle sabit değilse de, birinci
rekâtta Fatiha'dan sonra Kâfirun, ikinci rekâtta ise, İhlâs sûrelerinin
okunması güzel görülmüştür. Nevevî bunu müstehab görür. İmam Gazzalî de bu
sûrelerin okunması gereğinden İhya'da söz etmiştir. İbn Ömer'in şöyle dediği
nakledilmiştir: "Resulullah (s.a.s)'i bir ay süreyle izledim, sabah
namazının sünnetinde, Kâfirun ve İhlas sûrelerini okurlardı. Gazzâlî'nin
bu gibi hadislerden mülhem olarak, istihâre namazında da benzer kıraati uyun
gördüğü söylenebilir.
İstihare namazından sonra, istihare duası okunur ve istenilen şeye niyet
edilerek, Kıbleye dönülmek suretiyle yatılır. Böylece istihareye üç veya
yedi geceye kadar devam edilebilir. Çünkü Hz. Peygamberin bazı duaları üç
defa tekrar ettiği, hatta Enes b. Malik'e istihâreyi yediye kadar tekrar
etmeyi telkin buyurduğu nakledilir (Tecrid-i Sarih Tercümesi, IV, 142, 143).
İstihâre, iyiliği veya kötülüğü kestirilemeyen bir iş hakkında sözkonusu
olur. Hayırlı ve sevaplı olduğu kesin olarak bilinen bir konuda istihâreye
gerek kalmaz. İstihâre namazı, kerâhat vakitleri dışında her zaman
kılınabilir. Çünkü hadiste vakit belirtilmemiştir.
TEHECCÜD NAMAZI
Teheccüd Namazı Geceleyin uyanıp kılınan namaz.
Teheccüd sözlükte, uyumak ve uyanmak manasında olup, zıt anlamlı
kelimelerdendir. Daha sonra gece uyanıp namaz kılan kimseye, bu kökten
türetilmiş "hecûd" denilmiş ve böylece teheccüd, terim olarak namaz ve
Allah'ı zikir için gece uyanmak manasında kullanılmıştır. Genellikle yatsı
namazından sonra, daha uyumadan veya bir miktar uyuduktan sonra kılınan
namaza gece namazı (salatü'l-leyl) denir. Gece uykusu bölünerek kalkıp
kılınan namazlara ise teheccüd namazı denir.
Tabiinin büyüklerinden Esved ile Alkame: "Teheccüd uykudan sonradır"
demişlerdir. Hatta hiç uyumaksızın bütün geceyi ibadetle geçirmeyi adet
edinmek mekruh sayılmıştır (Tecrid-i Sarih Tercümesi, IV, 13). Buhârî'nin
Amr b. el-As (r.a)'dan rivâyetine göre bir kere Resulullah (s.a.s) Abdullah
b. Amr'e "Ey Abdullah! Senin her gün oruç tuttuğun ve her gece baştan
başa namaz kıldığın haberi bana ulaşmadı mı sanırsın " buyurmuşlardır.
Abdullah da, "Evet öyledir, ya Resulullah! Bütün gece namaz kılarım"
demiştir. Rasûl-i Ekrem, "Sakın öyle yapma. Kâh oruç tut, kâh iftar et,
gecenin bir kısmında namaz kıl, bir kısmında uyu" buyurmuştur (Tecrid-i
Sarih Tercümesi, IV, 13).
Kur'an-ı Kerim'de Peygamber Efendimize hitaben: "Gecenin bir kısmında
sadece sana mahsus, fazla (bir ibadet) olmak üzere namaz kıl. Muhakkak
Rabbin seni öğülmüş bir makama erdirecektir" (el-İsra, 17/79)
buyurulmuştur. Ayet-i kerimenin tefsirinde teheccüd namazının Hz. Peygamber
için farz veya fazilet olduğu ümmeti için nafile olduğu belirtilmiştir.
Peygamber Efendimiz teheccüd namazını kılmağa devam eder, bu namaz için
kalktığında da şöyle dua ederdi: "Ya Rab! Her hamd Senin içindir. Sen,
göklerin ve her yerin ve bunlardaki her şeyin daimi müdebbirisin. Yine her
hamd senin içindir. Sen, göklerin ve her yerin ve bunlardaki her şeyin
nurusun, (bunları aydınlatırsın). Yine her hamd senin içindir. Sen göklerin
ve her yerin ve bunlarda bulunan her şeyin sahibisin. Yine her hamd senin
içindir. Sen haksın, senin vaadin de haktır. (Ahirette) seni görmek de
haktır. Sözün haktır. Cennetin de haktır, Cehennemin de haktır.
Peygamberinde haktır, Muhammed (s.a.s) de haktır. Kıyamet günü de haktır. Ya
Râb! Ancak sana itaat ettim. Sana inandım, sana güvendim, sana yöneldim,
yalnız senin (burhanlarına) dayanarak (düşmanlarla) mücadele ettim. Aramızda
yalnız seni hakem kıldım. Ya Râb! Önce işlediğim ve sonra işlerim sandığım,
gizli yaptığım ve aşikâra işlediğim (bütün) günahlarımı bağışla! (Ahiret
hayatımda beni) takdim eden, (dünya tarihinde nübüvvetimi) tehir eden ancak
sensin. (Allahım!) ibadete layık ilah yoktur, yalnız sen varsın, yahut,
senden başka ibadete layık ilah yoktur. Hakîmâne tasarruf da, tam kuvvet de
Allah ile kaimdir" (Tecrid-i Sarih Tercemesi, IV, 12).
Teheccüd namazı menduptur. İki ilâ oniki rekat arasında kılınabilir. En
azı iki rekat, en çoğu oniki, ortası ise sekiz rekattır. Her iki rekatta
selam verilmesi daha faziletlidir.
Teheccüdün en faziletli vakti:
Peygamber Efendimiz (s.a.s), Sahih-i Müslim'de Ebû Hureyre (r.a)'dan rivâyet
edilen bir hadis-i şerifte teheccüd namazının en faziletli vaktini şöyle
belirtmiştir: "Farz namazdan sonra en faziletli namaz gece namazıdır.
Geceyi iki kısma bölersen son kısmı namaz için en faziletli vakittir. Eğer
geceyi üçe bölersen ortası en faziletli vakittir" (Tecrid-i Sarih Terc.
IV, 16).
Teheccüd namazı çok faziletli bir namazdır. Kur'an-ı Kerim ve hadis-i
şeriflerde teheccüd namazı kılmaya teşvik edilmiş ve bu namazı kılanlar
övülmüştür. Yüce Rabbimiz geceleyin kalkıp teheccüd namazı kılanlar hakkında
şöyle buyurur: "Onların yanları yataklarından uzaklaşır (teheccüd namazı
kılmak için yataklarından kalkarlar), korkarak ve umarak Rablerine dua
ederler ve kendilerine verdiğimiz rızıktan (hayır için) harcarlar.
Yaptıklarına karşılık olarak onlar için gözlerini aydınlatıcı ne güzel
(nimetlerin) saklandığını hiç kimse bilmez" (es-Secde, 32/16-17).
Ebû Hureyre (r.a)'dan rivâyet edilen bir hadis-i şerifte Peygamber Efendimiz
(s.a.s) şöyle buyurmuştur: "Geceleyin kalkıp namaz kılan ve karısını
uyandırarak ona da kıldıran, şayet kalkmak istemezse yüzüne su serpen erkeğe
Allah rahmet eder, (günahlarını bağışlar). Yine geceleyin kalkıp namaz kılan
ve kocasını uyandıran, kalkmak istemezse yüzüne su serpen kadına da Allah
rahmet eder (günahını bağışlar)" (Ebû Davûd, Salâtü'tTatavvu', 18).
Hadis-i şerif insanı teheccüd namazı kılmaya teşvik ettiği gibi, aile
fertlerini kaldırıp onlara da bu faziletli namazı kıldırmaya teşvik
etmektedir.
Yine Ebû Hureyre ve Ebû Saîd el-Hudrî (r.a) Peygamber Efendimiz (s.a.s)'in
şöyle buyurduğunu rivâyet etmişlerdir: "Kim geceleyin uyanır ve karısını
da uyandırarak beraberce iki rekat namaz kılarlarsa, Allah'ı çok zikreden
erkek ve kadınlardan yazılırlar" (Ebû Davûd, Vitr, 13). Allah'ı çok
zikreden erkek ve kadınlar ise Allah'ın mağfiret ve mükâfatına nail
olacaklardır. Kur'an-ı Kerimde onlar hakkında "Allah'ı çok zikreden
erkekler ve zikreden kadınlar, işte Allah bunlar için bağış ve büyük mükâfat
hazırlamıştır" (el-Ahzab, 33/35) buyurulmuştur.
Bir kimse itiyat haline getirdiği teheccüd namazını özürsüz yere
terketmemelidir. Hz. Âişe validemizin şöyle dediği rivâyet edilmiştir: "Gece
namazını terketme. Çünkü Resulullah (s.a.s) onu terketmezdi. Hasta ve yorgun
olduğun zaman oturarak kılardı" (Ebû Davûd, Salatu't-Tatavvu', 18) Yine
Hz. Âişe validemiz, "Resulullah (s.a.s)'e namazın en sevimlisi az da olsa
devam edileni idi. Resulullah (s.a.s) bir namazı kılmaya başladığı zaman ona
devam ederdi" demiştir (Buhar, Savm, 52).
54 FARZ
1- Allah'ı daima zikretmek.
2- Helal kazanılmış elbise giymek
3- Abdest almak.
4- Beş vakit namaz kılmak.
5- Cünüplükten gusletmek.
6- Rızk için Allah'a tevekkül (itimad) etmek.
7- Helalden yeyip içmek.
8- Allah'ın taksimine kanaat etmek.
9- Tevekkül etmek.
10- Kazaya (yani Allah'ın hükmüne) razı olmak.
11- Nimete karşılık şükretmek.
12- Belaya sabretmek.
13- Günahlara tevbe etmek.
14- İbadetleri ihlas ile yapmak.
15- Şeytanı düşman bilmek.
16- Kur'an-ı delil tanımak.
17- Ölüme hazırlıklı olmak.
18- İyiliği emredip kötülükten alıkoymak.
19- Gıybet etmemek, kötü şeyleri dinlememek.
20- Anaya-babaya iyilik ve itaat etmek.
21- Akrabayı ziyaret etmek.
22- Emanete hıyaret etmemek.
23- Dinin kabul etmiyeceği latifeyi (şakayı) terk etmek.
24- Allah ve Rasulüne itaat etmek.
25- Günahtan kaçınıp Allah'a sığınmak.
26- Allah için sevmek, Allah için buğz etmek.
27- Her şeye ibretle bakmak.
28- Tefekkür etmek. (Cenab-ı Hakk'ın kudretini, azametini ve insanın
yaratılışdaki gayeyi düşünmek)
29- İlim öğrenmeye çalışmak
30- Kötü zandan sakınmak
31- İstihza (alay) etmemek
32- Harama bakmamak
33- Daima doğru olmak
34- Esef ve ferahı, yani şımarıklık ve azgınlığı terketmek
35- Sihir yapmamak
36- Ölçü ve terazisini doğru tartmak
37- Allah'ın azabından korkmak
38- Bir günlük nafakası (yiyeceği-içeceği) olmayana sadaka vermek
39- Allah'ın rahmetinden ümid kesmemek
40- Nefsinin kötü arzularına tabi olmamak
41- İçki kullanmamak
42- Allah'a ve mü'minlere su-i zan etmekten sakınmak
43- Zekat vermek ve mali cihatta bulunmak
44- Hayız (adet) zamanlarında ve nifas halinde hanımı ile cinsi mukarenette
bulunmamak
45- Bütün günahlardan; kötülüklerden kalbini temiz tutmak
46- Yetimin malını haksız olarak yememek, onlara iyilik etmek
47- Kibirlilik etmemek
48- Livata (erkekle cinsi münasebet) ve zina yapmamak
49- Beş vakit namazı muhafaza etmek
50- Zulm ile halkın malını yememek
51- Allah'a şirk (ortak) koşmamak
52- Riyadan (gösterişten) sakınmak
53- Yalan yere yemin etmemek
54- Verdiği sadakayı başa kakmamak
RAMAZAN ORUCU VE ORUÇ
ÇEŞİTLERİ
Ramazan orucu müslüman ,
akilli ve ergenlik çagina gelmis kimselere farzdir. Ramazan orucu, kameri
aylardan Ramazan ayinin bazen 29, bazen 30 gün sürmesine göre 29 veya 30 gün
olarak tutulur. Oruçlarda niyet önemlidir. Niyet kalp ile olur. Geceleyin
imsaktan önce veya imsak vaktinde ertesi gün oruç tutacagini kalbinden
geçiren bir müslüman o günün orucuna niyet etmis olur. Oruç tutmak düsüncesi
ile sahur yemegine kalkan kimse de oruca , niyet etmis sayilir. Ancak oruç
tutan kimsenin hem içinden niyet etmesi, hem de dili ile "Niyet ettim
Ramazan'in yarinki orucuna" diye söylemesi daha iyi olur.
Bes çesit oruç vardir:
1)
Farz oruç:
Ramazan orucunun edasi ve kazasi farzdir. Keffaret oruçlarinin tutulmasi da
farzdir.
2)
Vacip oruç:
Adak oruçlari ile
bozulan nafile orucun kaza edilmesi vaciptir.
3)
Sünnet oruç:
Kamerî aylardan Muharrem
ayinin 9-10 veya 10-11. günlerinde oruç tutmak sünnettir.
4)
Müstehap oruç:
Kameri aylarin 13. 14.
15. günleri ile her haftanin Pazartesi ve Persembe günleri, Sevval ayinda 6
gün oruç tutmak müstehaptir.
5)
Mekruh oruç:
Iki türlü mekruh oruç
vardir:
a.
Muharrem ayinin sadece 10. günü, yalniz Cuma veya Cumartesi günleri oruç
tutmak, iki orucu iftar etmeksizin birbirine eklemek veya senenin tamamini
oruçlu geçirmek "TENZÎHEN MEKRUH"tur.
b.
Ramazan bayraminin birinci günü
ile Kurban Bayraminin 4 günü oruç tutmak "TAHRÎMEN MEKRUH"tur.
Ramazanda oruç tutamayanlar
ne yaparlar ?
Oruç
tutmayacak kadar hasta olanlar, hastaya bakanlar, Ramazan ayinda yolculuk
yapanlar,
gebe veya emzikli olanlar, asiri yaslilar ve düskünler, aybasi hali veya
logusalik halinde bulunan
kadinlar Ramazan ayinda oruç tutmazlar.Bunlardan:
a.
Aybasi hali veya logusalik halinde olan
kadinlar ile emzikli ve gebe olan kadinlar,
bu özürleri sona erdikten sonra ve Ramazan ayi disinda oruçlarini kaza
ederler.
b.
Yolcular, yolculuklari bitince oruçlarina baslarlar. Ramazan ayinda
tutamadiklari
oruçlarini Ramazan ayindan sonra tutarlar.
Oruca nezaman ve nasil
niyet edilir
Orucun sahih olmasi için niyet etmek sarttir. Niyetsiz oruç makbul degildir.
Ramazan orucuna, aksamdan itibaren kusluk vaktine kadar niyet edilebilir.
Söyle ki:
Normal olarak oruca, sahur yemegini yedikten sonra niyet edilir. Ancak
sahurda uyanamayip yeme içme zamaninin bittigi imsak vaktinden sonra kalkan
bir kimse, günes dogmus olsa bile, kusluk vaktine kadar o günün orucuna
niyet edebilir. Yeter ki, imsak vaktinden sonra orucu bozacak bir sey
yapmasin. Sahura kalkmak istemeyen bir kimse, aksamdan sonra yarinin orucuna
niyet edebilir,
geceleyin kalkip tekrar niyet etmesi gerekmez. Ramazan ayinda tutulamayan
orucu, baska günlerde kaza ederken niyetin geceleyin «tan yeri agarmadan
önce» yapilmasi gerekir. Keffaret oruçlari da böyledir. Bu oruçlara imsaktan
sonra niyet edilmez. Niyet esasen kalp ile olur. Yani geceleyin, yarin oruç
tutacagini kalbinden geçiren kimse niyet etmis demektir. Oruç tutmak
düsüncesi ile sahur yemegine kalkan kimsenin bu düsüncesi de niyettir. Oruca
kalp ile niyet etmek yeterlidir. Ancak kalp ile yapilan bu niyeti dil ile
söylemek daha iyidir. Bu sebeple, oruç tutacak olan kimse, hem içinden niyet
etmeli, hem de dili ile: "
Niyet ettim Ramazan-i
serifin yarinki orucuna
"
diye söylemelidir.
Orucu bozup kaza ve
keffaret gerektiren haller
Oruçlu oldugunu bildigi
halde kasden:
1)
Yemek, içmek, (ister gida maddesi, isterse ilaç olsun)
2)
Cinsi iliskide bulunmak.
3)
Sigara içmek
Orucu bozar, kaza ve keffareti gerektirir.
Bozulan orucun yerine gününe gün oruç tutmaktir.
Bozulan bir gün orucun yerine iki ay veya altmis gün pespese oruç tutmaktir.
Ramazan ayinda niyet ederek oruca baslayan bir kimse özürsüz olarak bile
bile yiyip içse veya cinsi iliskide bulunsa orucu bozulur. Bozulan bu orucun
gününe gün kaza edilmesi, ayrica oruç özürsüz olarak ve bile bile bozuldugu
için de keffaret tutmasi gerekir.
Baslanan bir orucu bilerek bozmanin dünyadaki cezasi keffarettir. Yani
altmis gün birbiri ardinca oruç tutmaktir. Herhangi bir sebeple keffaret
orucuna ara verilir veya eksik tutulursa yeniden baslayip altmis günü
kesintisiz tamamlamak lazimdir. Kadinlar keffaret orucu tutarken araya giren
âdet günlerini tutmazlar, âdet halleri bitince ara vermeden temiz günlerinde
oruca devam ederek altmis günü tamamlarlar.
Oruçluya mekruh olan
hususlar
1)
Bir seyi dilinin ucuyla gereksiz yere tatmak
2)
Lüzumsuz yere bir sey çignemek
3)
Sakiz çignemek
4)
Kendisinden emin olmayan bir kisinin hanimini öpmesi, boynuna sarilmasi,
kucagina almasi
5)
Tükrügü agizda biriktirip yutmak
6)
Kan aldirmak
7)
Kendini zayif düsürecegini tahmin ettigi yorucu bir iste çalismak
8)
Agzina su alip çalkalamak
HAC
Islâm sartlarinin besincisi hac'dir. Hac,belli zamanda, belirli yerleri özel
bir sekilde ziyaret etmektir. Hicretin dokuzuncu yilinda farz olmustur. Hac
hem mal, hem de beden ile yapilan bir ibadettir. Belirli sartlari tasiyan
müslümanlarin
ömründe bir defa hacca gitmesi farzdir. Allah'in her emrinde oldugu gibi
haccin farz kilinmasinda da bir çok hikmetler ve faydalar vardir. Çesitli
ülkelerden mukaddes topraklara gelen, dilleri ve renkleri ayri olan
müslümanlarin tek gaye etrafinda bir araya gelmesi ve hep birlikte Allah'a
yönelmesi Islâm kardesligini güçlendirir. Müslümanlarin birbiri ile
tanismalarini, birbirlerinin dert ve sikintilarina çare bulmalarini saglar.
Zengin-fakir her seviyede müslümanin ihrama girerek ayni kiyafet içinde
bulunmasi insanlara esitlik fikrini asilar, mahser gününü hatirlatir.
Sevgili peygamberimizin dogup büyüdügü, Islâm dini'nin cihana yayilmaya
basladigi kutsal yerleri görmek ruhlara manevi bir heyecan verir,dini
duygulari kuvvetlendirir. Kutsal yerlerde insan kendisini Allah'a daha
yakinhisseder, yaptigi ibadetlere kat kat fazla sevab verilir. Allah rizasi
için hac vazifesini yapan ve insanlara kötülük etmekten sakinanlarin (kul
haklari hariç) birçok günahi bagislanir. Bu konuda peygamber Efendimiz
söylebuyurmustur:
Kim Allah için hacceder de
kötü söz ve davranislardan sakinirsa, annesinin onu dogurdugu günkü gibi
günahlarindan
arinmis olarak döner.
(Riyazü's-Salihin,
c.2, s. 521)
Hac Kimlere ve Ne Zaman
Farzdir
Asagidaki sartlari
tasiyanlara hacca gitmek farz olur:
1) Akilli olmak,
2) Erginlik çagina gelmis olmak,
3) Müslüman olmak,
4) Hür olmak,
5) Haccin farz oldugunu bi |